Balıkçı Kahraman

Küçük Gurme, yemek için Fizan’a gitmeye üşenmeyenlerin adresi, bugün size Fizan’a kadar değil, fakat Rumeli Kavağı’na doğru bir yolculuk öneriyor. Siz de, benim gibi, denizden babam çıksa, gözünün yaşına bakmam yerim diyorsanız, zaten sık sık Kavak’a doğru uzanıyorsunuzdur. Fakat belki biraz daha kıyıda köşede kalmış olan Kahraman’ı daha keşfetmemişsinizdir.
Balıkçı Kahraman, ne yazık ki deniz kıyısında olmadığından, ilk başta cazip gelmiyor. Fakat içeri girdiğiniz andan itibaren, ambiyansı sizi sarıyor. “Tavandan sarkan balıkçı ağları, yemeğimizi paylaşan o küçük kedi…” sanki eski bir şarkıdan esinlenip de düzenlenmiş gibi. Eski usül açık mutfak,beyaz örtülü masalar, çengellerden sarkan boy boy kalkanlar, herşey “salaş balıkçı lokantası” mitine uygun.
Balıkçı Kahraman’a giderken, ne yiyeceğimize çoktan karar vermiştik bile. Fakat biz daha sipariş vermeden, salatamız, mis gibi çıtır kızarmış ekmeklerimiz, patlıcan salatamız geldi. Artık açlıktan mıdır, yoksa gerçekten çok mu güzeldi bilmem, ama salataları çok lezzetli geldi bana. Arkasından, kekikli, kırmızı biberli hamsilerimizi, ızgara kalamarlarımızı söyledik. Hamsiyi ben daha çok çıtır çıtır kızarmış haliyle seviyorum, bu buğulama gibiydi, ama kalamarlar yumuşacık ve belli ki çok tazelerdi. Kalamar tava yediğimde, bir çok yerde, kalamardan çok yumuşatmak için koydukları karbonatın tadını alıyorum, ama ızgara hali tam tadını ortaya çıkartıyor bence. Ara sıcaklarda, levrekten yaptıkları balık köfteleriyle ve balık kokoreçleriyle de çok övünüyorlar, aklınızda bulunsun. Tüm bu ıvır zıvırların ardından, nihayet beklediğimiz an geldi. Bütün halinde odun ateşinde pişirilmiş, Kalkan Tandır’ımız masaya bütün haşmetiyle kuruldu. Balıkçı Kahraman’ın sahipleri, başka kimsenin kalkanı bu şekilde pişirmediğini söylüyorlar. Üstelik hizmette de kusur yok. Nasıl yiyeceğiz şimdi biz bu balığı diye düşünmeye başlamışken, şef garson, gelip, hepsini ayıklayıp, tabaklara dağıtıveriyor. Balığın lezzeti de, anlatılmaz yaşanır bir lezzet. Dişlerinizi unutabilirsiniz yerken, o derece yumuşacık.
Son olarak da helvamızı yedik, kahvemizi içtik. Yemekler güzeldi, e kalkan da yiyince, hesabın tuzlu olacağını tahmin etmek güç değildi, ama açıkçası, beklediğimizden de pahalı geldi hesap. İçkisiz kişi başı 70 YTL civarındaydı. Kavak’ın ortasında deniz görmeyen bir yerde, bu kadar hesap ödemeye değer mi, yemekleri çok güzel de olsa, ona da siz karar verin.
Tel: (0212) 242 64 47
Adres: İskele Cad. No:15 Rumeli Kavağı-İstanbul
Küçük Gurme Kavak’tan bildirdi.
Etiketler: Rumeli Kavağı
11 Aralık 2007, 05:14 tarihinde.
Merhaba,
Yazılarınızı büyük bir zevkle okudum.Bazen tv kanallarında sizin yazılarınız tarzında programlar yakalamaya çalışıyorum ama maalesef çok sınırlı.Geçenlerde bir alman kanalında buldum bir tane.Yazılarınız bana izlediğim o programı hatırlattı.Zevkle takip edip okumaya devam edeceğim blogunuzu!:)
11 Aralık 2007, 14:55 tarihinde.
Çok teşekkür ederim, teşvik edici yorumlarınız için… Umarım gelecekteki yazılarımı da beğenirsiniz.
04 Ocak 2009, 20:08 tarihinde.
arkadaşlar bu nalet yere bir daha ayak atmam. kazıkmı rezaletin daniskası.
iki zengin cebinini hesabını bilmez yemek faturasını devlete sokan gazetecinin gazına geldik nalet olsun ki geldik.
4 kişi içki içmedik sadece salta balık için 600 ytl ödedik ayıp ayıp.
aynı yemeği biz kuruçeşmede bir balıkçıda yedik 300 ytl ye çıktık anlamadığım aradaki fark .
be güzel kardeşim rahmi koç hınca uluç sana bu hesapları ödeyebiliyor diye herkesi şişlememnmi gerekiyor.
o kadar yol bi daha asla .
ben bu balığın gerçekten kaçliraya alındığını çok iyi biliyorum.
mutfağa girdim yanık yağın içine doldurmuşsun kalkanı ne kadar sağlıklı allah biliyor.arkadaşlar yemek yediğiniz yerleri çok iyi seçin eğer adamlar bu işi bilmiyorsa sağlığınızı teslim etmeyin. nasılmı anlayacaksınız işte cevap:
masaya gelen limonlar sarılı ise bez sert tül ise anlayınki o adam sizi umursamıyor. sorun bilmez . ama limonu sardığı bez yüzde yüz pamuklu ise adamı çağırın sorun . size anlatacağı bir durum vardır biliyorsa tabi.
ben bir yere sordum kuruçeşme balık musa bey bana tektek anlatı.
limon bezi tül ise petrolden üretildiği için siz tabağınıza zehir sıkıyormuşsunuz. yok onlardaki gibi pamuklu tülbent ise rahatlıkla kulanabilirmişsiniz. işte adam üşenmemiş benim sağlığım için araştırmış.
bilgilerinize teşekürler.
24 Ocak 2009, 23:14 tarihinde.
sayın falcı beyfendi siz hiç kimsenın meslekdaşlarını öğdügünüzü duydunuzmu veya gördünüzmü pahalı olabılır sizin tercihiniz kimse karışamaz ama saglık dedinizmi duracaksınız kahraman ustanın temizliğine laf soylemeyin sayılı ustalardandır kalkan balıgını yağda kızartmıyor görmüş oldugunuz yağ ızgaraya surmek içindir lütfen sezarın hakkını sezara verin Saygılarımla
10 Nisan 2009, 14:07 tarihinde.
bir gercek var kazık bir mekan ama yemekleri güzel…:)))
22 Nisan 2009, 08:30 tarihinde.
sn. FALCI merhaba,
siz kalkan balığının nekadara alındığını falan biliyorsanız o hesap kazık diyemezsiniz. oraya gelen kalkan balıkları genelde balıkçılar tarafından daha canlıyken getiriliyor. Ve iyi bilinki heryerde yediğiniz buzane kalkanı kahramanda kesinlikle bulamazsınız. alış fiyatı kg. 80-100 tl arasındadır. iyide bu balıkçı kahraman bu fiyatlara alıp okadar adam çalıştırıp, elektrik,su,doğalgaz,gigorta,vergi VS. yi ekleyince eee fiyat biraz tuzlu oluyor tabiiki, bizler bunu bilerek bilinçli olarak oraya gidiyoruz ve yakınmıyoruz.FALCI paran tatlıysa parana göre yerlere gidiceksin.
Yok yanmış yağ falan yalan söylemeyin. balıktan anlamadığınız yorumunuzdan belli zaten, siz sizin gibiler bayat buzane balıkları yemeğe mecbursunuz, balıktan anlamadığınız için.
Balıkçı KAHRAMAN’da Kalkan balığı yemek gerçekten ayrıcalıktır.
iddaa ediyorum bu tazelikte ve lezzetti hiçbiryerde bulamassınız.
hesap ağır gelince leke atmayalım, keseye uygun yerlere gidelim.
tşk.
27 Nisan 2009, 17:11 tarihinde.
mrb. balık denilince içime sinen tek restaurant diyebilirim. ama keşke fiyatlar birazdaha uygun olabilseydi… bi karadeniizli olarak fiyatlarla uzun yıllardır bilgim var…
21 Haziran 2009, 15:08 tarihinde.
işletmenin yandaşlarının kahraman mağdurlarına karşı büyük bir laf savaşı açtığını hissediyorum… lezzetine birşey diyemem ama fiyatlarından dolayı gidilmeyecek bir yer… kimsenin anlında enayi yazmıyor.tabi paranın hesabını bilmeyecek kadar zengin değilsen!!!
10 Temmuz 2009, 10:13 tarihinde.
kahraman amca bütün türkiyeden namını duyuyorum sizlende çalıştığım için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.sana ileriki hayatında daha çok başarılar diliyorum ellerinden öpüyorum
30 Temmuz 2009, 13:25 tarihinde.
Balıkçı Kahraman’a leke atanların genelde RAKİPleri olduğunu tahmin ediyorum….bükemediğin bileği öpeceksin boşona dememişler….
Ben ağzımın tadını biliyom ve bilmeye devam edeceğim….
Para dediğin elimin kiri, lezzetten daha önemli değildir.
Bi marka tşört bile 200 – 300 tl olmuş,
Nadir bulunan başka hiçbir yerde bu lezzeti bulamayacağınız KALKAN BALIĞI’nı yedikten sonra ödenen hasabı mantıklı düşünüp ona göre atıp tutun. LÜTFEN
19 Aralık 2009, 00:01 tarihinde.
Ciddi anlamda sömürücü ve çok kazık bir yer.Gogos kimse atıp tutmuyor burada,emin olki hayatım boyunca senden çok daha kaliteli yerlerde yemek yemişliğim vardır.