Çiya
Uzun zamandır yazmak istediğim yerlerin başında Çiya geliyor. Geçen gün, madem yazacağım, bari gidip bir yemek yiyeyim, sizlere Çiya’dan son gelişmeleri aktarayım dedim. Blog bahane, Çiya her zaman şahane. Çiya’yı hala duymamış şanssız azınlık için, kısa bir açıklama yapmam gerekirse, Kadıköy Balıkçılar Çarşısı’nı işgal etmiş, iyi de yapmış bu lokanta (hatta ufak çapta lokantalar zinciri de diyebiliriz), adını dağların tepelerinde yetişen sevda çiçeklerinden alıyor. Yemeklerine de bu sevda çiçeklerinden bir tutam atıyorlar herhalde ki, bir defa gittikten sonra rüyalarınıza giriyor. Aynı sokak içinde üç şubeleri var, iki tanesi kebapçı, bir tanesi Antep yemekleri yapıyor. Çiya Sofrası diye geçen ve Antep yemekleri yapan şubesi her seferinde aklımı çeldiği için kaç senedir, bir defa bile kebapçı kısmına uğrayamadım. Ama kebaplarının da methini çok duydum. Deneyip yorumlarınızı yazmak isterseniz çok sevinirim.
Çiya Sofrası ise gerçekten çok özel bir yer. Girdiğiniz anda, hemen sağınızda küçük bir salata büfeleri var. Küçük olduğuna bakmayın, hepsinin lezzeti ayrı güzel. Benim favorim, ekşili küçük bulgur köfteleri… Sırf onlardan yemek için bile, Çiya’ya gidebilirsiniz. Onun dışında kekik salataları ve inanılmaz kuru patlıcan dolmaları da var salata büfesinde. Salata tabağınızı tarttırıp, hemen sol tarafa doğru yöneliyorsunuz. Orada da çeşit çeşit sıcak yemeklerle karşılaşıyorsunuz. Aşçıbaşına yemeklerin ne olduğunu sormaktan çekinmeyin, hepsini teker teker açıklamaya o kadar alışmışlar ki… Ekşili kebap, benim için, bütün zamanların favorisi. Fakat bu sefer gittiğimde Analı Kızlı denedim, o da zaten, ekşili köfteye çok benziyor, köftelerin boyutları değişik yalnızca. Yuvarlamaları mutlaka denenmeli. Bir çok yemeklerinde olduğu gibi, hafif ekşimsi tat, çok yakışıyor, bu yoğurt, bulgur köftesi ve kuzu etinden oluşan çorbaya. Bulgur pilavı her zaman çok sevdiğim bir şey olmuştur. Çiya’nın bulgur pilavında ise bir ayrı lezzet olduğunu söyleyebilirim, sanırım kullandıkları yağdan dolayı. Bunlar orada sürekli bulabileceğiniz yemekler, ama mevsime, hatta güne göre değişen, pek çok orijinal yemekle de karşılaşabilirsiniz. Vişneli kebap, Cacıklı Arap Köftesi, Enginar Dolması bunlardan bazıları…
İçeceklere gelince, mayhoş-tatlı tadları, rengarenk görüntüleriyle, şerbet içmek çok keyifli. Demirhindi, Sumak, Karadut arasında karar vermek zor. Karadut biraz fazla tatlı, ben genelde daha ekşi olan sumak şerbetini tercih ediyorum. Yemek üstüne ise kekikten yapılan zahter çayı, ilk yudumdan itibaren, midenizi kuş gibi hafifletecek.
Çiya’da çalışanlar son derece sempatik, güleryüzlü, bir çoğu da oldukça gençler. Hiçbir sorunuza cevap vermekten kaçınmıyorlar. Fakat servis pek hızlı değil, özellikle kalabalık saatlerde yemeklerinizi azıcık beklemeyi göze almanız gerekebiliyor. Çok açsanız, salata tabağını kalabalık tutmak iyi bir fikir. Fiyatlara gelince, çok ekonomik olduğunu söyleyemeyeceğim. Genelde kişi başı 25 YTL gibi bir hesap geliyor.
Son olarak tatlılardan bahsetmezsek olmaz. Cennet Çamuru mu desem, domates, patlıcan tatlılarını mı önersem, yoksa şöbiyetten şaşmasam mı bilemiyorum. Geçen gittiğimde, Cennet Çamuru aklımı çeldi, onu anlatayım bari. Bu tatlı kadayıf hamuru,sahan kaymağı,tarçın,şekerle yapılıyor. Hem görüntüsü, hem lezzeti harika. Hem de içinizi bayacak kadar tatlı değil. Domates, patlıcan tatlıları ise, isimlerinden beklediğinizden çok daha iyi çıkacak, emin olabilirsiniz.
Çok güzel bir de internet siteleri var. http://www.ciya.com.tr adresinden, yemekleriyle ilgili daha detyalı bilgilere, daha güzeli, wallpaper yapmak isteyebileceğiniz kadar güzel yemek fotoğraflarına ulaşabilirsiniz.
Adres: Caferağa Mah. Güneşlibahçe Sk. No:43 Kadıköy – İstanbul Tel: (216) 330 31 90
Küçük Gurme
Etiketler: Kadıköy

29 Nisan 2010, 15:53 tarihinde.
Lutfen ama Ciya da esnaf lokantasi degil ama
(