Kitchenette

Kitchenette, Address İstanbul, Kanyon, İstinye Park, Taksim, Bebek derken, bütün İstanbul’luların bildiği ve sevdiği yerler listesine girdi. House Cafe’yle beraber, neredeyse Starbucks’la yarışacak kadar çok şube açtılar. Nereye gidersek gidelim, karşımıza çıkıyor, çoğunlukla da masadan memnun ayrılmamızı sağlıyorlar. Fakat ikisinin de kalitesi, şube sayılarını arttırdıkça düşüyor sanki.

Kitchenette, İstanbul’un en hoş mağaza ve restoranlarını yapan Autoban Mimarlık tarafından tasarlanmış dekorasyonu, akıllıca mekan seçimleri, lezzetli yemekleri ve görece uygun fiyatlarıyla popülerliğini haketmişti aslında. Grissinili şinitzelleri, creme brule’leri, çorbaları, macaronları ve pizzaları gönüllerde taht kurmuştu. Fakat ilk açıldıklarından beri çözemedikleri bir problemleri var ki, son günlerde iyice ayyuka çıkmış durumda. O da servislerinin yavaşlığı.

En başta, yeni açıldılar, toparlarlar diyorduk, şimdi ise bir yemeği 45 dakika beklememize neden olmaları, onlara bu hoşgörüyü göstermemizi zorlaştırıyor. Üstelik yalnızca yemek de değil, buzdolabında hazır bekleyen, turtayı bile getirmeleri için minimum 10 dakika geçiyor. Çalışanları son derece güleryüzlü ve sempatik oldukları için bu satırları yazdığıma üzülüyorum ama bu probleme acilen bir çözüm bulmaları gerektiği de aşikar. Özellikle de Taksim şubeleri için…

grisinili tavuk şinitzel

Yıllar sonra gelen edit: Servislerinin yavaşlığı bir nebze olsun çözüldü allahtan. Üstüne bir de menülerini de geliştirdiler. Artık ördek var Kitchenette’te. Tek problem 3. sınıf lokallerde bile kullanılmayan iğrenç şarap bardakları… Yine de Grisinili Tavuk Şinitzel’lerinin tadı hiçbir yerde yok…

Etiketler: , , , ,

“Kitchenette” için 1 Yorum

  1. Turgut diyor ki:

    Sevgili dostum,

    Ben bu lanet yere kanyon’da sigara icilebilen tek yer oldugu icin oldukca sik gidiyorum bu sebeple kendi gozlemlerimi de sizinle paylasayim dedim. Bir kere dedigin gibi servisleri cok yavas ama ben oraya aslinda sigara icmek icin oturdugumdan girtlagim catlamaya yakin yemeklerim geliyor o yuzden cok da muhim degil. Benim asil dikkat cekecegim nokta calisanlarin tuhafligi. Gercekten her gittigimde calisanlarla beni hayretlere sokan baska garip bir an yasiyorum. Bu asla cok agir rezalet seviyesiz bir kavga olmuyor onu soyleyeyim. Belki benim alttan almam sonucu boyle oluyordur ya da belki ben kibarim diye ustume geliyorlardir bilmiyorum ama oraya girip cikan cok unlu hincalulucumsu insanlara her halde boyle davramniyorlardir diye dusunuyorum. Mesela gecen gun karpuzlu mohito istemis bulunduk (niyeyse), sonra begenmedik geri gondermek istedik ben cok cok cok cok kibarca bu istegimi soyledim begenmedik dedim. ama soylerken anliyorsunuz karsinizdaki size hayhaylar cekecek egitimli bir garsonu degil daha cok berber yamagini hatirlatiyor ve aynen sacinizi yanlis kesen berber piskinligiyle hayir dogrusu bu demeye getiriyor. Yani ben kirk yillik barmen degilim, dogrusu budur demedim ama musteri begenmemis geri al git onun hesabini yapma, barmene sorup duzelttirdim efendim diye getirme dimi.

    Sonra bir kere disarida otururken kiz arkadasimkin ayagi (asla ayakkabinin tabani degil) yandaki sandalyenin oturma yerine dayanmisti. Bunu farkeden bayan bir garson, “Ayaginizi ordan ceker misiniz, oraya musterilerimiz oturuyor.” diye bizi uyardi. Yani allahtan pek kibar, pek gormus gecirmis, asiri sempatik insanlar oldugumuzdan, kiyameti koparmadik ama ben biliyorum benim 20 sene bankacilik yapmis, hafif gormus gecirmis bir versiyonum o harekete cildirirdi. Cunku kadinin ses tonu aslinda hic kibar degildi. Diyelim, cok igrendin ya da yanlis gordun ya da orayi silmeye usendin, daha kibar olmalari gerekirdi bence.

    Neyse iste ne zaman kanyondakine gitsem, bir sekilde benim masama bakan garsona bir sey sormaya bir ihtiyacimi belirtmeye utanir halde buluyorum kendiki. Bakislariyla, jestleriyle, surekli kendi aralarinda kavga etmeleriyle orda olmaktan, bizim orda olmamizdan, oranin o kadar is yapmasindan memnun olmadiklarini seziyorsunuz.

    Yemeklerine gelince izgara soslu somon salatasi hala mukemmel ama Istinye Park subelerinde hayatimda yedigim en rezalet penne arabiattayi yedim ama guleryuzlulerdi. (cunku bombostu.)

    Iyi Gunler.

Yorum Yapın