Tekrar Abra Cadabra!

Bu yaz, şahsi favorim kesinlikle Arnavutköy Abra Cadabra’ydı. Hatırlarsanız yaz başında keşfetmiş, ballandıra ballandıra da anlatmıştım. O zamandan beri, 4-5 defa daha gittim, neredeyse bütün menüyü denedim, günün farklı saatlerinde neler oluyor, hangi katın servis elemanları şeker, hangisi sinir hepsini teftiş ettim.

Bu yazıyı yazmamın ise iki nedeni var. Birincisi, menüde çok beğendiğim başka lezzetler oldu, onları sizinle paylaşmak istedim. İkincisi ise, teras katına bakan servis elemanı gerçekten çok antipatik, giderseniz alt kata oturun, yemeğiniz rezil olmasın diyerek, adamcağızı afişe etmeden duramadım. Adamcağız diyorum da, biraz yumuşatmak için… Yoksa hakkındaki şok gerçekleri Türk halkıyla paylaştığımda, işinden mişinden olur, durduk yere vicdan azabı çekerim. Çok uzatmayayım, terasın manzarası güzel, püfür püfür de esiyor, fakat bu amcanın her sorunuza küçümseyen bakışlarla verdiği cevapları, top patlatsan bakmayacak derecede ilgisizliği ve ve ve en güzeli geliyor, siparişimizi yanlış getirmesine rağmen, neredeyse rica minnet değiştirmesi takdire şayan oldu. Yanlış anlaşılmasın, rica minnet eden taraf bizdik, yoksa ısmarlamadığımız şeyleri zorla içiriyordu bize… Sanki yanlış yapan taraf bizmişiz gibi “Aaa yanlış mı olmuş, olur o kadar artık, napalım…” demesine (hoşgörü timsali), değiştirmesini rica ettiğimizde de surat asmasına gülsek mi ağlasak mı bilemedik… Oysa bakınız, alt katın garsonları ne kadar semmpatik, siz beni dinleyin, alt katlarda takılın…

Şimdi de yemeklere dönelim. Bir defa öğrendim ki, günün yemeklerine ilgi, sevgi ve şefkatle yanaşmak, onları koruyup, kollamak lazım. Nadide lezzetler keşfedebiliyorsunuz bu kısımda… Menünün sabit lezzetlerden ise, karidesli mantı (17 YTL) tuzlu ama çok lezzetli, yanında bol bol içecek almanızı tavsiye ederim. En son gittiğimde “Gerçek Köy Tavuğu” (20 YTL) yedim. “Hangi köy bu? Beni o köyün yağmurlarında yıkasınlar…” diyecektim. Tavuk mu desem, ördek mi, kuzu mu, farklı bir lezzet… Tavuğumuz üzerinde hardallı ve ballı olduğunu tahmin ettiğim şahane sosu, gerçek köy tavuğunun içinde haşlandığı sudan, gerçek tavuk suyu çorba ve karpuz frozen görünümünde pespembe, pancarlı patates püresiyle paket program olarak geliyor. Çorba çok çok ağırdı, pek beğenemedim ama, tavuk mükemmel, püre ise sırf rengi için bile takdir edilesi (Girly Püre). Ördeği (22 YTL) zaten geçen sefer yazmıştım. Kuşburnu sosuyla pek uyumlu, tam kıvamında pişmişti. Köpek balığı yahni (18 YTL), daha doğrusu Jaws Yahnisi (rın rın rın rın..) diyetteyseniz tavsiye edebileceğim bir yemek, yağsız, çok hafif, ama haliyle içinde kilo yapan bir şey olmayınca, o kadar da lezzetli değil. Denemek istediğim son bir şey kaldı, o da “Zeytinyağında yavaş pişmiş kuzu kafes” (25 YTL)… Bikini sezonu kapanır kapanmaz Abra Cadabra’nın kapısındayım kuzu kafes için…

Başlangıçlardan da ekşili kabak çiçeği dolması (7 YTL) bol şekerli, bol ekşili, bütün başlangıçlar gibi miniminnacık, ama çok güzel. Deniz börülcesi (8 YTL), daha önce hiç yemediğiniz tarzda, asyalı sosu ve soya fasülyeleriyle beraber geliyor. Başlangıçların en güzeli ise, Rumeli Kavağı midyeli pilav (7 YTL)… Her gün güzel olmuyor, ama iyi olmadığı günler sizi uyarıyorlar zaten, korkmaya gerek yok. Bir de, Demirhindi şerbeti için, pişman olmayacaksınız…

Sonuçta ben Abra Cadabra’yı öpmek istiyorum, üst kattaki amca hariç…

Abra Cadabra’yla ilgili ilk yazım için tıklayın.

Adres : Arnavutköy Cad. No: 50/1 (Arnavutköy İskelesi karşısı)
Tel : 0212 – 263 76 19
Websitesi : www.abracadabra-ist.com

Etiketler:

Yorum Yapın