Zencefil
İstanbul’un ilk vejetaryen lokantası, Zencefil, benim gibi hiç vejetaryen olmayanları bile (et yemeden doymayanlar familyası) yoldan çevirebilecek bir Beyoğlu klasiği oldu artık. Hatırlıyorum, ilk gidişimde daha ilkokuldaydım, masaya getirdikleri, ev yapımı mısır ekmeklerinden, otlu tereyağlarından, sızma zeytinyağlarından, dibek kahvelerinden ve tabi ki hesapla beraber küçük sepetlerde gelen şeker kaplı anasonlardan çok etkilenmiştim. Şimdi bir çok mekan kendi ekmeğini kendi yapıyor, sızma zeytinyağı her köşede satılıyor. O zaman yoktu demek ki, hepimiz şaşkınlıkla yumulmuştuk mamalara. Giderken anason tadından hoşlanmamama rağmen, montumun ceplerine doldurduğum tohumlar ve karanfiller, aylarca benimle dolaştı. Şekerleri ağzımda eritip, anasonları atıyordum ama neyse.
Bugün hala, Zencefil’e gidip, aynı yemekleri, aynı keyifle yiyebiliyorum. Ne mekanın huzurlu havası, ne yemeklerin lezzeti değişmedi. Üstelik uzun zamandır, gölgeli, sakin bir bahçeleri de var ki, biliyorsunuz ki, feci şekilde açık hava insanıyım, çok hoşuma gidiyor.
Zencefil, İstanbul’un en otçul sokağı, Kurabiye Sokak’ta… İstiklal Caddesi’nde Aksanat ve İst Cafe’nin sokağına girip, sağa saptığınızda, başka bir vejetaryen lokantası olan Deep’in yanında… Hiç değişmeyen sade bir menüleri ve her gün değişen yemeklerin yazılı olduğu bir kara tahtaları var. Yemekleri genelde büyük veya küçük porsiyonlarla alabiliyorsunuz, tercih size bırakılmış.
Benim favorim yıllardır değişmedi Zencefil’de: Pazılı Kiş (10.50 YTL) ve Karışık Salata (9.50 YTL). Zencefil’e gittiyseniz ortaya bir karışık salata söylemeden, masadan kalkmayın derim. İçinde kuru börülcelerden, kabaklara, mantardan, pancara, çeşit çeşit sebze var, hakikaten harika. Bunun dışında, kendi fanatiklerini yaratmış başka yemekleri de var. Özellikle sebzeli lazanya (11.50 YTL) ve mantarlı patates (10.50 YTL) çok tutuluyor. Makarnalarını ben biraz kuru buluyorum. Gene de illa makarna derseniz Pesto soslu spagetti (9.50 YTL) tavsiye edebilirim. Tatlılar da (8 YTL) ise seçenekleriniz cheese cake, çikolatalı pay, elmalı tart…
Servis genelde genç ve cici insanlara emanet, herkesin üstünde vejetaryenlere özgü bir sakinlik var zaten, kimsenin servisle bir problemi olabileceğini düşünmüyorum. Ama özel bir ilgi alaka da yok tabi. Her şey tam kararında. Zencefil’in sakinliği müşterilere de yansımış, kimseden çıt çıkmıyor içeride.
Eğer sakin sakin, yemeğinizi yiyip, kitabınızı okuyabileceğiniz bir yer arıyorsanız, Zencefil tam size göre.
Adres: Kurabiye Sok. No: 6-8 Beyoğlu/İstanbul
Tel: 0212 243 82 34
Etiketler: Beyoğlu, Taksim, Vejetaryen



25 Ağustos 2008, 10:55 tarihinde.
“…. vejetaryenlere özgü bir sakinlik… ”
Gerçekten de böyle bir şey var sanki.
Ben de Zencefil’i çok seviyorum. Vejetaryen bir çok restoranı olduğu gibi.
03 Eylül 2008, 14:38 tarihinde.
Uzun oturursan iki kere kuver getirip yemesen de hesaba ekliyorlar. Zencefil ucuz gibi gorunuyor ama ne zaman gitsek hesab bir sekilde siskin oluyor. Aslinda porsiyonlar kucuk oldugu icin 2 tabak + corba hatta ortaya salata soyluyorsun, kuver parali, icecekler pahalica dolayisiyla kisi basi 35-40 a kadar cikabiliyor. sakin makin de degil her yer cam oldugundan oglen cok gurultulu oluyor zaten masalar da birbirine yakin. Fakat yemekleri, kahveleri herseyin tadi guzel, servis iyi.