Story Deli – Londra

Keşke akıl edip biricik, yakışıklı İtalyan arkadaşım Giammy’nin (evet, Türk kızlarına bayılıyorlar, çatlayın) önce/sonra fotoğraflarını çekseydim. Story Deli daha güzel anlatılamazdı. Gene de elimden geldiğince tarif etmeye çalışayım.
Gianmarco (Story Deli’ye girmeden önce)
- hmm, mmhh, ben bir kere İtalyan’ım, pizza’nın kitabını yazmışım, gerzek İngilizler ne anlar, homur homur homur…
Gianmarco (Story Deli’de pizza yerken)
- mariaaa, jesus, mamma mia ve bilimum katolik sevdiklerim, (gnom, gnom) hepinizi bu lezzetten aklımı kaybetmemem için yardıma çağırıyorum (gnom gnom) (kilit nokta geliyor…) İTALYA’DA BİLE BÖYLE PİZZA YEMEDİM!
Şu son cümleyi kendisine söylettiği için Story Deli’yi ne kadar takdir etsem, küçüklerinin gözlerinden, büyüklerinin ellerinden ne kadar saygıyla öpsem az. Aylardır kendisine yemek beğendirmeye çalışıyorduk, suratını pizzanın içine gömüp, “al sana pizza” demek istedim resmen.
Bu güzide pizzacımız, Londra’nın en eğlenceli kısımlarından, eski göçmen mahallesi, yeni vintage kraliçesi Brick Lane’de. Shoreditch’te otobüsten inip, yürürken tonlarca Hint, Bangladeş ve Endonezya restoranına rastlayacaksınız. Eğer haftasonu gittiyseniz, sokakta dizi dizi atıştırmalık satan tezgahlar göreceksiniz. Özellikle açsanız dayanması güç, ama sabredin, yolun sonunda sizi bekleyen güzel sürprizle kıyas kabul etmez hiç biri.
Story Deli, Brick Lane’in bir diğer gözde mekanı Cafe 1001‘in (ki allaturcalondra çok güzel tanıtmış 1001′i, linke tık tık) hemen yanında, devasa müzik market Rough Trade’in hemen karşısında, kime sorsanız gösterir bir lokasyonda konuşlanmış. Arkadaş canlısı bir atmosfer, masalar paylaşımlı, tabureler kalın karton kutulardan, sırtınızı arkanızdakinin sırtına dayayıp baya rahat oturabiliyorsunuz… Kışın gidiyorsanız içerilere doğru oturunuz, yönetici kaloriferleri yakmıyor. Bir de yanınızda işaret fişeği götürmekte fayda var, garsonların dikkatini çekmek hayli güç. Hatta siparişinizi yazılı, imzalı, mühürlü vermekte de fayda var. Ismarladığınız şeylerin yarısı yanlış gelebiliyor, ama sorun değil, ne yeseniz güzel zaten.
Bunların dışındaki tek problem, pizzaların çıtırtısından konuştuğunuzu duyamamak olabilir ki, bu almaya gönüllü olduğumuz bir riskti zaten. Menü sade, bildiğimiz, sevdiğimiz pizzalar var. Ben iki seferdir enginar, jambon ve mantarlı olanından yiyorum. Chorizo’lu, mantarlı, 8 peynirli, organik sebzeli seçenekleriniz de var. Fiyatlar 10-12 pound arası değişiyor. Zeytinyağı, sarmısak, domates sosu oranlarını harika tutturuyorlar.
Sonuna kadar arkalarındayım, seviyorum.
Not: Tuvalet yokmuş yahu içeride, hacet giderecek olanların dikkatine…
Adres: Old Truman Brewery, 3 Dray Walk, E1 6QL London
Etiketler: Brick Lane, Gezi Notları, İngiltere, İtalyan Mutfağı, Londra, Pizza
12 Mart 2010, 15:03 tarihinde.
O son cümle benim de dikkatimi çekti, burayı not ediyorum. Sanırım pizzanın lahmacun inceliğinde olması (örneğin: http://www.parlafood.com/daily-food-photo-pizza-at-da-remo/), gerçek İtalyan pizzası diyebilmek için bir şart ama yapan yer yok denecek kadar az malesef
Bu arada tekrar yazmaya başlamanıza sevindim, umarım devam eder.
12 Mart 2010, 15:10 tarihinde.
Çok teşekkürler, ben de heveslendim tekrar, en azından birikmiş yerleri yazsam baya malzeme var aslında elimde : ) Bir süre idare ederim.
Bu arada İstanbul’da da benzer bir yer keşfettim gittiğimde, ismini hatırlayamıyorum bir türlü, ama Taksim’de Pera Güzel Sanatlar’ın karşısındaydı. Onlar da böyle incecik, odun ateşinde yapıyorlardı pizzalarını. Oralarda olanlara tavsiye edebilirim. Fiyatları da çok uygundu.
Bu arada blogunuz da çok güzel görünüyor, sizi takibe alıyorum, linklere ekliyorum. Sevgiler
05 Nisan 2010, 19:35 tarihinde.
yazıldıktan çoook uzun zaman sonra okudum bu gezi-yemek yazınızı, ince hamurlu pizza yorumlarınızıda okuyunca duramadım yazıyım dedim:)
cihangir rafineri; çok çok lezzetli, odun ateşinde pişirilmiş, lahmacun hamurundan daha ince hamurdan yapılan süper pizzası olan bir yer. hatta sanırım son derece türk pizzaydı ismide