‘Fast-food’ Kategorisi için Arşiv

Gelik

Pazar, 19 Ekim 2008

Gelik yılların klasiğidir, et yemek istediğinizde, Beyti’den sonra gidilecek en önemli adreslerden biridir. Normalde uzak diye pek gitmiyoruz, bu hafta sonu Mamma Mia uğruna kendimizi yollara vurmuşken, dedik bir de Gelik’te yemek yiyelim. Aslında nedense, dışardan bakıldığında, pek bir derme çatma, hatta neredeyse pis izlenimi uyandırıyor Gelik bende. Ama içerisi hiç de derme çatma değil. Fabrika gibi de çalışıyorlar maşallah.

Klasiklerden başlayalım. Mantarlı pilav (6.5 YTL) Gelik’in en önemli spesiyallerinden biri. Masaya oturduğumuzda, açlıktan ölecek haldeydik. Kendimi de bildiğimden, “Aman, yemeden fotoğraf çekmeyi unutturmayın bana” dedim bizimkilere. Ama o kadar güzel gözüküyordu ki pilav, hepimiz fotoğrafı filan unutup saldırdık. Yukarıda temsili bir fotoğrafını görüyorsunuz pilavımızın. İçi, dereotlu, mantarlı, üzeri de patatesli, kaşarlı bu pilav hakikaten pirincin en güzel hallerinden biri. (İleriki günlerde tarifini yazmayı planlıyorum)

Bir diğer klasikleri de kuyu kebabı (21 YTL). Kuzucukları, içinde ateş yanan bir kuyuda saatlerce pişirerek en ağzımıza layık hale getirmeyi amaçlıyor Gelik. Ben kuyu kebabını çok severim. Ama yemeği yiyen arkadaşımız pek beğenmedi, pek de doymadı sanırım. Yanına azıcık pilav, patates filan koysalar, hem kuzunun ağır tadını dengeler, hem de daha doyurucu olurdu diye düşünüyorum.

İskender ise bir buçuk porsiyon (17 YTL) olmasına rağmen, oldukça küçüktü. Ekmekleri de az olduğundan, iskenderin alternatif bir versiyonu gibiydi daha çok. Fakat tabi etlerinin hakkını vermek lazım, döneri oldukça başarılı Gelik’in.

Porsiyon konusunda en büyük hayal kırıklığını da ben yaşadım sanırım. Sonunda karnım doydu ama gözüm doymadı. Karışık ızgara (22 YTL) isteyince, düşünüyordum ki, dağlar tepeler kadar et gelsin önüme, nasıl yiyeceğimi bilemeyeyim. 1 kaşarlı köfte, 1 normal köfte, 1 tavuk köfte, 1 yaprak döner,1 pirzola, 1 parça da tavuk ve billur vardı tabakta. Billura (Koç yumurtası) fikren karşıyım, o zaten kaldı tabakta. Patateslerle de destekleyince, ancak doydum, geri kalanıyla. Lezzetine sözüm yok tabi etlerin. Sunumlar zayıf yalnızca.

Son olarak, künefeyle (7 YTL) yemeğimize noktayı koyduk. Bol tereyağlı, bol peynirli olmasıyla takdirlerimizi topladı künefeler. Hatta yemeğin en güzel kısmıydı diyebilirim.

Yemeğin sonunda, bir daha etoburluğum tuttuğunda, Beyti’ye gitmeye karar verdim. Ama Gelik de nostaljik bir lezzet olarak, Küçük Gurme’ye yazılmayı hak etti. Bir ufak not daha… Levent’teki Gelik’e en son gittiğimde şahane bir zeytinyağlı açık büfesi vardı. Ataköy’dekinde de gözlerimiz aradı böyle bir güzelliği…

Adres: Kennedy Caddesi Ataköy Sahilyolu

Telefon: 0212 444 7 999

Vapiano

Pazar, 21 Ekim 2007


Suadiye’de, Vakko’nun sokağındaki Vapiano, pizza ve makarna yemek için son derece eğlenceli ve iç açıcı bir mekan. Beyaz, bordo, cam ve ahşap ağırlıklı dekorasyonu, mekana hem aydınlık, hem de ferah bir hava veriyor. Kocaman, uzun masaları var, ne yazık ki herkes masasını paylaşmaya istekli olmayınca, belki 10 kişinin rahatlıkla oturabileceği masalara yalnızca 2 kişi oturuyor. Dolayısıyla uzun süre oturabilecek bir yer bulmak için bekleyebiliyorsunuz. Üstelik, 1.90 boyundaki arkadaşım, alçak masaları nedeniyle, bacaklarını sığdırmakta ciddi zorluk çekti.

Vapiano’ya girdiğinizde, kredi kartına benzer, manyetik bir kart alıyorsunuz. Yediğiniz ve içtiğiniz herşey bu karta kaydediliyor. Böylece kalabalık bir ekiple gittiğinizde, hesabın karışması, kim ne kadar ödeyecek problemi tarihe karışıyor. Fakat kartınızı kaybetmemeye bakın, çünkü değeri 50 dolar. Menüye baktığınızda ise, değişik kombinasyonlarda bir sürü makarna ve pizza görüyorsunuz. İlk anda bu kombinasyonları zayıf bulabilirsiniz. Ama işin güzel tarafı, yemekleriniz yapılırken vitrinin arkasından sürece müdahale edip, dilediğiniz malzemeyi ekletebilmeniz. Çeşit çeşit şekil ve boylarda makarnaları, steril ortamda, Vapiano tarafından özel olarak yapılmış. Ben jumbo karides, kabak ve domatesli makarnalarından vazgeçemiyorum. Tacino Picante adlı, tavuklu, portakallı, Şili soslu makarnalarını da acı severlere şiddetle tavsiye ediyorlar. Pizza istediyseniz, pizzanız fırından çıktığında sizi ışıklar saçarak uyaran bir alet veriyorlar, böylece başında beklemek yerine, rahat rahat masanızda oturabiliyorsunuz. Hamuru çıtır çıtır, malzemeleri lezzetli, özellikle proschuttolu pizzası çok başarılı. Fakat Domino’s tarzı pizzalara alışmış olanlarınız için, bu klasik İtalyan tarzı, az malzemeli pizzalar, doyurucu olmayabilir. Pizza ve makarna dışında, kavanozlar içinde gelen salataları ve pannacotta, tiramisu gibi tatlıları da var.

Vapiano’nun bir başka hoş yanı da, yalnızca bir kaç şarap markasından değil, bütün şaraplarından kadeh olarak alma seçeneği. Böylece bütün şişeyi içmek zorunda olmadan da dilediğiniz şarabı içme şansınız oluyor. Kokteyllerini denemedim, fakat deneyenler Mojito’sunu çok beğendiklerini söylediler. Çalışanlar çok güler yüzlü ve sempatik. Kasanın yanında duran hayvan şekilli jelibonlar da şirin bir jest olmuş.

Fiyatları benzer restoranlardan biraz daha pahalı, ama değmediğini söyleyemem. Uzun uzun oturmak için değil, ama hızlı ve lezzetli bir yemek için rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

Telefon : 0216 464 42 65 Adres : Bağdat Caddesi, Selim Ragıp Emeç Sk. 4, Suadiye / İstanbul

Küçük Gurme