Suadiye Cafe
Salı, 12 Ağustos 2008Bugün Bağdat Caddesi civarında yemek yiyecek yer ararken, aklımıza ne zamandır gitmediğimiz Suadiye Cafe geldi. “Akşam üstü oldu, ben artık çekileyim…” demeyen güneş bizi bunaltmışken, Suadiye Cafe püfür püfür esiyordu. İçeri girer girmez bir ferahladık, hoş oldu. Cadde civarında dert olur genelde, ama rahat rahat park yeri bulduk, bulamayanlar için vale servisleri var.
İçeri girdik, zaten müşteri sayısı kadar garson olduğundan, kapılarda karşılandık, iyi hoş, ama anlayamadığımız bir nedenden dolayı, mis gibi bahçe varken, inlerin ve cinlerin top oynadığı kapalı bölüme doğru yönlendirildik. Tabi ki, zarif bir çalım hareketiyle, yol gösterici garsonumuzu atlatıp, bahçedeki masaya kurulduk. Zaten anlayamadığım gerginlikleri bütün yemek boyunca sürdü. Menümüzü açtığımız anda, sipariş için kafamıza dikildiler. Zannedersiniz ki, görev aşkı, hemen bize yemeklerimizi getirecekler, ondan acele ediyorlar. Oysa başlangıç faslından sonra, ana yemeklerimizin gelmesi, en azından 15-20 dakika sürdü, biz o sürede doyduk neredeyse.
Neyse efendim, menümüzü açtığımız ana geri dönelim. Suadiye Cafe’nin yemek repertuvarı geniş. Güzel de bir menü hazırlamışlar. Fakat, fiyatlar kesinlikle mantıksız. Bir kere, İstanbul’da eli yüzü düzgün cafelerin hiçbirinden bir farkları yok. Aynı schnitzeller, Cafe de Paris soslu bonfileler, chicken fingerlar, carpaccio’lar… Yediklerimiz gayet güzeldi, lafım yok ama, zaten bu yemekler ne kadar kötü yapılabilir ki? E, Boğaz manzarası olsa, diyeceğim ki “adamlar kaç para kira veriyorlardır, menüye yansıyacak elbet”. Ama görüp görebileceğiniz deniz manzarası Anadolu yakasının, uçsuz bucaksız, puslu denizi… Abartmayayım, gene aşırı da değil tabi, ama gene de benzerlerinden fazlaydı fiyatlar…
Başlangıçlar bu fiyat konusunda en abartılı olan kısım olabilir. 20 YTL’ye patates kabuğu var mesela, 20 YTL vermişken en azından patatesin kendisini almak istiyor insan. Carpaccio (21 YTL) daha önce gittiğimizde yemiştik, gayet güzel. Bu sefer de Cajun Baharatlı Tavuk (18 YTL) yedik. Ben çok seviyorum bu çıtır tavuk olayını, Suadiye Cafe de çok güzel yapmıştı. Özellikle soslarının kıvamı çok güzeldi. Mide bulandırmak istemem ama, ufak bir kıl bonusu da çıktı içinden, ben pek umursamadım, hakikaten ufak bir şeydi, ben de pek hassas sayılmam bu konularda, ama umursayacak olanlar için belirtmekte fayda var. Porsiyonları baya büyükçe, iki kişi paylaşmamıza rağmen, neredeyse bir tek başlangıçla doyabilirmişim diye düşündüm.
Salatalara pek rağbet etmeden geçiyorum, fiyatları 17-25 YTL arası değişen, deniz ürünlü, somonlu, tavuklu caesar gibi salatalar var, ilginç olan bir tek roka, bulgur, pirinç makarnası ve kuskusla hazırlanan Fas salatası olabilir ki, hiç benim damak tadıma uygun değil, bir de Meksika mutfağı sevip de formuna özen gösterenler için fajita salatası… Atıştırmalık isteyenler için, sandviçler, krepler, burgerler (16-19 YTL) var. Ama asıl iddialı oldukları kısım pizza ve hamur işleri kısmı (15-22 YTL). Ben daha önce bir kez yediğim dört peynirli pizzanın (22 YTL) tadını hala unutamıyorum.
Gene de bu seferki yemekte, pizzaları, makarnaları geçip, ana yemeklerden (19-29 YTL) seçim yaptık. Ben Viyana Schnitzel (23 YTL), arkadaşım ise Robespierre (26 YTL) yedi, hani şu incecik kesilmiş bonfile dilimlerinden yapılan yemek… Benim schnitzelim biraz tatsız tuzsuzdu, ama Robespierre oldukça güzeldi, gözüm kaldı, bir daha gidersem, ben de yiyeceğim. Dedim ya porsiyonlar büyüktü, tatlıya (11-14 YTL) pek yer kalmadı. Ama beklemeye razıysanız, sufleleri (14 YTL) fena değildi diye hatırlıyorum.
Sonuç olarak, her şeye rağmen gene de memnuniyetsiz kalkmadık masadan. Suadiye Cafe’nin bana düşündürdüğü şey, eğer fiyatlarını normalin üstünde tutuyorsan, müşterilerinin beklentilerini arttırdığın ve hoşgörülerini düşürdüğün oldu. Biraz daha uygun fiyatlar, ortamı germiyor, daha rahat bir yemek yeniyor.
Adres: Selim Ragıp Emeç Sokak No: 27 Suadiye
Tel: 0216 464 85 00




