‘Ana Yemekler’ Kategorisi için Arşiv

Parmesanlı Çıtır Tavuk

Pazartesi, 29 Mart 2010

Bugünün ani açlık krizinden çıkan yemekler tahminimin üzerinde güzel oldular. Sıcak sıcak midemdeyken, o keyifle paylaşıyorum. Canınız şinitzel çektiğinde, daha hafif bir alternatif olarak deneyebilirsiniz.

Malzemeler:

- 3 adet tavuk göğüs (her biri 3 uzun parça halinde kesilmiş)

- 3 çorba kaşığı tereyağı

- 2 yumurta

- 3 dilim bayat ekmek kırıntısı

- 200 gr rendelenmiş parmesan peyniri

- 2 diş üzerine kesikler açılmış sarmısak

- Kuru kekik, nane, fesleğen vs.

Yapılışı:

1) Tereyağını eritin. Sarmısakları içinde şöyle bir çevirin.

2) Erimiş tereyağının içine 2 yumurtayı kırıp iyice çırpın. Parmesanların yarısını ekleyin.

3) Başka bir tabakta, ekmek kırıntılarını parmesanın diğer yarısıyla karıştırın. Tuz ve baharatları ekleyin.

4) Tavuk parçalarını, önce yumurtalı karışıma, sonra ekmek kırıntılarına bulayıp, bir fırın kabına yerleştirin.

5) Önceden 200 C ısıtılımış fırında yaklaşık 15-20 dakika kadar pişirin.

Balıklı Lazanya

Cumartesi, 27 Mart 2010

Balıklı Lazanya birazcık Kosinitza‘nın milföylü dil balıklarının, birazcık da şu ara deli danalar gibi gezindiğim yemek bloglarının esiniyle bulduğum bir tarif. Gezinip gezinip şuna karar verdim, son zamanlarda Kanada’da, Fransızların ve Amerikalıların yemek blogu piyasasındaki hakimiyetlerini sona erdirecek ciddi bir potansiyel var. Ne zaman harika bir yemek keşfetsem, tarifin sahibi Kanadalı çıkıyor. Zaten güzel güzel yemekler yemekten suratlarından sağlık fışkırmaya başlamış. Buyrunuz siz de sağlığa…

Malzemeler:

Domates sosu için

- 6 adet küp şeklinde kesilmiş domates

- 3 yemek kaşığı zeytinyağı

- 2 adet diş üzerine çizikler açılmış sarmısak

- 1 adet küp küp doğranmış soğan

- Bir kaç tane kereviz yaprağı

- Kuru fesleğen ve kekik

Beşamel sosu için

- 3 yemek kaşığı tereyağı

- 3 yemek kaşığı un

- 2 su bardağı süt

- 2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Lazanya için

- 12 adet pişmiş lazanya

- 4 adet dil balığı filetosu

- 2 su bardağı ince kesilmiş mozarella peyniri

Yapılışı:

1) Domates sosu için, bir sos tenceresinde zeytinyağını ısıtıp, önce sarmısakları şöyle bir döndürün, sonra soğanları ekleyip, iyice öldürün. Ardından domatesleri ve baharatları ekleyin. Sos iyice koyulaşana kadar pişirin.

2) Başka bir sos tenceresinde tereyağını eritin ve unu ekleyin. 1 dakika kadar karıştırdıktan sonra, karıştırmaya devam ederek sütü ekleyin. Ateşten indirip, peyniri ve tuzunu katıp, karıştırın.

3) Fırın kabınızın tabanına önce domates sosunu, sonra 4 adet lazanya, bir kat daha domates sosu, beşamel sos ve mozarella peyniri koyun. Üzerine tekrar 4 adet lazanya, dil balıkları, domates sosu, beşamel sos ve mozarella ekleyin. Aynı sırayla geri kalan malzemeleri de dizin.

4) Fırın kabını alüminyum folyoyla kaplayıp, önceden 180 C’de ısıtılmış fırında yaklaşık 40 dakika kadar pişirin. Sonra folyoyu çıkarıp bir 15 dakika kadar daha pişirin.

5) Servis etmeden önce biraz beklerseniz, lazanyayı kesmeniz kolaylaşacaktır.

Fas Usulü Havuçlu, Nohutlu, Bulgur Salatası

Salı, 23 Mart 2010

bulgur salatası

Bugün sitedeki yazıların kategorilerini düzenliyordum, fark ettim ki, dışarıda yediklerimle olmasa bile, evde yaptıklarımla, baya vejetaryen dostu bir blogger haline gelmişim. Açıkçası kendimde henüz et yemeyi bırakacak iradeyi göremiyorum. Ama günümüzde hayvanların, tabağımıza gelmeden önce, ne şartlar altında yetiştirilip, öldürüldüğünü düşünürsek, et tüketimimizi ne kadar azaltırsak o kadar iyi.

Vejetaryenlik, insan doğasına düşündüğümüz kadar da ters değil üstelik. Örneğin, insanları diğer etobur hayvanlarla karşılaştırdığımızda, çene yapılarından, bağırsak uzunluklarına, mide asit oranından, kolestrol problemine kadar pek çok fizyolojik özelliğimizin otobur hayvanlarınki ile uyuştuğunu görebiliriz. Doğadaki diğer etobur hayvanların yapıları, eti pişirmeden çiğneyebilecek, öğütebilecek ve sindirebilecek, sonunda da kolestrol gibi bir problemle karşılaşmadan yaşayabilecek şekilde gelişmiştir. İnsanlar ise, ancak ateşin bulunması sonrasında yaygın olarak et yiyebilir hale gelmişlerdir.

Fakat eti pişirerek yemeye başlamamızın üzerimizde ciddi bir evrimsel etkisi olduğunu da göz ardı edemeyiz. Beynimizin gelişmesi, yemek yemeye ayırdığımız sürenin azalması, çene yapımızın eskiye göre iyice küçülmesi gibi etkileri olmuş bunun. Şu anda geldiğimiz noktada etten alacağımız, protein, B12, D vitamini, demir ve kalsium’u dengelemek için maksimum çaba sarf etmezsek, unutkanlık başta olmak üzere bir sürü bir sürü problemle karşılaşabiliyoruz. Fakat vejetaryen olmaya karar veren birinin, bu eksikliği telafi etmesi de mümkün.

Örneğin Closet Cooking‘den bulduğum bu tarif, içerdiği bol miktarda bakliyatla, protein ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olabilir.

Malzemeler:

- 4 adet havuç (soyulmuş ve halka şeklinde kesilmiş)

- 3 yemek kaşığı zeytinyağı

- 1 su bardağı bulgur (orijinal tarif quinoa isimli bir kuzey amerika tahılı kullanıyor)

- 2 su bardağı kaynar su (sebzeli bulyonla tatlandırabilirsiniz)

- 1 su bardağı haşlanmış nohut (konserve de kullanabilirsiniz)

- 1/4 su bardağı kuru üzüm

- 1/4 su bardağı çam fıstığı

- 1 avuç kıyılmış maydanoz

- 1 limonun suyu

- 2 çay kaşığı kırmızı biber, 1 çay kaşığı safran, 1 çay kaşığı kimyon, 1 çay kaşığı zencefil, 1 çay kaşığı tarçın, 1/4 çay kaşığı kakule, 1 çay kaşığı yeni bahar karışımı

- Tuz-biber

Yapılışı:

1) Zeytinyağına buladığınız havuç dilimlerini, bir fırın tepsisine yerleştirip, üzerine baharat karışımınızın bir yemek kaşığını dökün.

2) 200 C ısıtılmış fırınınızda 20-30 dakika kadar pişirin. Arada eşit pişmediklerini fark ederseniz, döndürebilirsiniz.

3) Bu sırada iyice yıkadığınız bulgurların üzerine, kaynar suyu ve 2 yemek kaşığı baharat karışımınızı döküp, bulgur tüm suyu çekinceye kadar, yaklaşık 15 dakika bekleyin.

bulgur salatası 2

4) Havuçları, bulguru, haşlanmış nohutları, üzüm, çam fıstığı ve maydanozları geniş bir kasede karıştırın.

5) 2 yemek kaşığı zeytinyağı, limon suyu, 1 çay kaşığı baharat karışımı, tuz ve biberleri de ekleyip, küçük kaselerde servis yapın.

Not: Aşağıda deneyimlerinden yola çıkarak, tarife çok değerli katkılarını sunan arkadaşlarım var. Dikkate almanızı tavsiye ederim.

Köfte Yatağında Patates Püresi, nam-ı diğer Hasan Paşa

Salı, 23 Mart 2010

Püreli Köfte

Süper uyduruk yemeğime, süper havalı isim buldum, en yakın zamanda gidip patentini almalıyım diye düşünürken, şu anda fark ettim ki Hasan Paşa adlı bir zat benden önce davranmış. Nasıl bir hayal kırıklığı yaşadım anlatamam. Ama o salçalı sosla yapıyormuş köfteleri, ben yemekte minimalizmden yana olduğum için, sossuz yaptım. Paşama saygılarla, buyrunuz tarif…

Malzemeler:

Köfteler için

- Yarım kilo kıyma

- 2 dilim ıslak, bayat ekmek içi

- 2 yemek kaşığı zeytinyağı

- 2 yemek kaşığı süt

- 1 yumurta

- Tuz

Patates püresi için

- 5 adet patates

- 1 yemek kaşığı tereyağı

- Yarım bardak süt

- 250 gr. rendelenmiş kaşar peyniri

- 1 yumurta

- Tuz

Yapılışı:

1) Patatesleri kabuklarıyla birlikte haşlayın, ardından soyup, püre haline getirin.

2) Henüz sıcakken, tereyağı, süt, peynir, yumurta ve tuzla karıştırıp, kenarda bekletin.

3) Köfte malzemelerinin hepsini karışıtırıp, makul bir süre boyunca yoğurun. Ceviz büyüklüğünde parçaları, ortaları çukur, minik beşikler şeklinde yoğurun.

4) O beşiklere aldığı kadar, patates püresi doldurup, 200 C ısıtılmış fırında, yağlanmış bir tepside, 15-20 dakika pişirin.

Cafe de Paris Soslu Bonfile

Pazartesi, 22 Mart 2010

cafe de paris

Bütün hafta sandviç ve salatalarla beslenip, haftasonları çılgın yemek kürleri uyguluyorum kendime bu aralar. Bu haftasonu da, küçük İngiliz kasabama ziyarete gelen doğumgünü çocuğu arkadaşım için Fransız esintili yemekler yaptım. Ana yemekte rokfor peyniriyle hazırladığım Cafe de Paris soslu bonfile vardı. Gerçek Cafe de Paris sosunun tarifi son derece gizli bir formül, bu tamamen benim yorumum, ama orijinaline baya yakın oluyor.

Malzemeler:

- 2 parça dövülmüş bonfile (antrikot da olur)

- 1 kutu krema

- 1 tatlı kaşığı hardal

- 1 tatlı kaşığı tereyağı

- 1 diş sarmısak

- 100 gr rokfor peyniri

- Her birinden bir çay kaşığı olmak üzere kuru kekik, köri, biberiye, tuz, karabiber

- Bir tutam taze biberiye

Yapılışı:

1) Etleri yapışmamaları için bir kaşık kadar zeytinyağıyla yağladığınız kalın bir tavada, yüksek ateşte pişiriniz.

2) Etler pişerken, küçük bir sos tenceresine, önce tereyağını, ardından üzerine kesikler attığınız bir diş sarmısağı koyunuz. Sarmısağı bir kaç kez tereyağında döndürdükten sonra çıkarabilirsiniz.

3) Ardından krema ve  hardalı ekleyip, ısındıktan sonra, küp şeklinde kestiğiniz rokfor peynirlerini koyunuz. Hepsi eriyip sos kıvamına geldikten sonra da baharatları ve ince kıydığınız taze biberiyeleri ekleyin.

4) Etleri tavadan alıp, şeritler halinde kesin, üzerine sosu döküp, servis edin. Dilerseniz etleri doğradıktan sonra sosun içerisinde biraz daha pişirebilirsiniz.

Ricottalı ve Ispanaklı Somon

Cuma, 12 Mart 2010

ricottalı somon

Böyle alengirli söyleyince insanın gözü korkuyor biliyorum. Aslında son derece basit bir yemek olmasına rağmen, Mehmet Ali ve Elif doğumgünüm şerefine, içine sevgilerini de koyarak hazırladıkları için çok özel bir yemek bu. Buradan ilan ediyorum, insanın onlar gibi dostu olsun, 10 milyon borcu olsun (yeni türk lirası cinsinden). Şu yazıyı da yollayayım, gidip öpüjem ikisini de…

Nasıl yapmışlar hemen raporunu aldım, biraz da modifiye ederek paylaşıyorum.

Malzemeler:

- 1 kutu Ricotta peyniri

- 250 gr beyaz peynir

- Bir demek ıspanak (bence pazı da olur)

- 5 dilim somon fileto

- 1 yemek kaşığı hardal

- Kuru fesleğen

- Zeytinyağı

yesil cayli soba noodle - somon

Yapılışı:

- Somonları yayıp ortalarına, ayrı bir kapta karıştırdığınız beyaz peynir, ricotta ve tuzu sürün.

- Ardından hardal ve ıspanakları ekleyin.

- Rulo yapıp, kürdan ya da fırın ipliğiyle sabitleyin.

- Çok az zeytinyağı döktüğünüz fırın tepsisine yerleştirip, üzerine azıcık fesleğen ve biraz tuz serpin.

- Önceden 200 C’de ısıtılmış fırında, 20 dakika kadar pişirin.

Yanına da yeşil çaylı soba noodle ve karidesli harika bir salata yapmışlardı. Siz yaratıcılığınızı kullanıp, başka bir şeylerle de kombinleyebilirsiniz (yemek blogunda moda blogu jargonu kullanmak da harika).

Patatesli Pizza

Perşembe, 11 Mart 2010

patatesli pizza

O bir kuş, o bir uçak, hayır, o bir karbonhidrat bombası… Bin bir güçlükle, hain bir Türk olarak kendisini zehirlemeyeceğime ikna ettiğim Malta’lı arkadaşım Brian’ın, önce itiraz etsem de tadına baktıktan sonra bayıldığım şaheseri. Minimalist bir tarzda pişirilmiş, sade ve nadide bir güzellik…

Pizza hamuru tarifi bir önceki yazıda var ama buraya da yazalım, wordpress çökecek değil ya.

Malzemeler:


Pizza hamuru için

-  5 su bardağı un

- 2 çay kaşığı tuz

- 1 çay kaşığı kuru maya

- 1/4 su bardağı zeytinyağı

- 2 bardak çok soğuk su

- 1/2 çorba kaşığı toz şeker

Diğer malzemeler

- 2 adet patates

- Mozzarella peyniri

- Zeytinyağı

- Kekik ve fesleğen

Yapılışı:

(Copy-paste’in gücü adına)

1) Un, tuz, şeker ve mayayı genişçe bir kap içinde karıştırın. Daha sonra kulak memesi kıvamına gelene kadar (şu kulak memesi kıvamı lafı yemek blogu yazmamın yegane nedeni olabilir) zeytinyağı ve soğuk su ekleyin, güzel güzel yoğurun. Eğer fazlaca cıvık olursa un eklemekten çekinmeyin.

2) Hamuru dörde bölüp, her parçanın üzerini bir bezle örtüp ya da plastik bir poşetin içine koyup, bir gece buzdolabında dinlenmeye bırakın. Eğer vaktiniz yoksa da, en azından 2 saat beklediğinizden emin olun.

3) Hamurlar ve saçlar hazırsa, tezgahı güzelce temizleyin, un ve çok çok az zeytinyağı dökün. İyice kuruladığınız ellerinizi una bulayıp, bir oklava yardımıyla hamurunuzu açın. Yine zeytinyağı döktüğünüz bir tepsinin üzerine, hamuru yayıp, kenarlardan artan kısımları kesin.

4) Hamurunuzun üzerine biraz zeytinyağı, mozzarella peyniri ve daire şeklinde kestiğiniz patateslerle, baharatları ekleyin.

5) Önceden 180 C’de ısıtılmış fırında 10 dakika kadar pişirin.

Karışık Pizza

Perşembe, 11 Mart 2010

karisikpizza

Şu an bunu yazmak benim için bir işkence sevgili Küçük Gurmeciler. Ve fakat zavallı yurt odamda, aç bi ilaç otururken bile sizleri düşünüyorum ve markete gidip leziz (?) İngiliz malzemeleriyle harika bir kahvaltı yapmaktansa, Malta-Türkiye işbirliğinde hazırladığımız bu mükemmel pizza tarifini beğeninize sunuyorum. Gönül isterdi ki, benim de kendime ait küçük ama sempatik bir fırınım, pembe panjurlu bir mutfağım olsun, ben de ekmek bulamadığım anlarda, ev yapımı pizzayla karnımı doyurayım, ama bir süre daha mümkün gözükmüyor sanırım bu. Siz yiyince, ben de doymuş sayılırım artık.

Malzemeler:


Pizza hamuru için

-  5 su bardağı un

- 2 çay kaşığı tuz

- 1 çay kaşığı kuru maya

- 1/4 su bardağı zeytinyağı

- 2 bardak çok soğuk su

- 1/2 çorba kaşığı toz şeker

Domates sosu için

- 5 adet orta boy domates (soyulmuş ve rendelenmiş)

- 1/2 su bardağı zeytinyağı

- 2 diş sarmısak

- Fesleğen, kekik

Diğer malzemeler

- Mantar

- Jambon

- Renkli biberler

- Yeşil kokteyl zeytini

- Mozzarella peyniri

Yapılışı:

1) Un, tuz, şeker ve mayayı genişçe bir kap içinde karıştırın. Daha sonra kulak memesi kıvamına gelene kadar (şu kulak memesi kıvamı lafı yemek blogu yazmamın yegane nedeni olabilir) zeytinyağı ve soğuk su ekleyin, güzel güzel yoğurun. Eğer fazlaca cıvık olursa un eklemekten çekinmeyin.

2) Hamuru dörde bölüp, her parçanın üzerini bir bezle örtüp ya da plastik bir poşetin içine koyup, bir gece buzdolabında dinlenmeye bırakın. Eğer vaktiniz yoksa da, en azından 2 saat beklediğinizden emin olun.

3) Hamurunuz kendi kendine büyürken, domates sosunuzu yapmaya başlayabilirsiniz. Bir sos tenceresinin içerisine zeytinyağını koyun, biraz ısındıktan sonra üzerine kesikler açtığınız sarmısaklarınızı atın. Ardından rendelenmiş domateslerinizi ve baharatlarınızı ekleyin. Ara ara karıştırarak, kısık ateşte yaklaşık 40 dakika kadar pişirin.

4) Hamurlar ve saçlar hazırsa, tezgahı güzelce temizleyin, un ve çok çok az zeytinyağı dökün. İyice kuruladığınız ellerinizi una bulayıp, bir oklava yardımıyla hamurunuzu açın. Yine zeytinyağı döktüğünüz bir tepsinin üzerine, hamuru yayıp, kenarlardan artan kısımları kesin.

5) Hamurun üzerine önce domates sosunuzu, sonra mozzarella peynirini, sonra da ince ince doğradığınız diğer malzemeleri koyun.

6) Önceden 180 C’de ısıtılmış fırında 10 dakika kadar pişirin.

Evde Kolay İskender Keyfi ve Salata

Salı, 21 Nisan 2009

evde iskender

Evde İskender mi? O da nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim. Şimdi Allah için, İskender İskenderoğulları’nın aklındaki fikir bu değildi herhalde, ama bu yemeğin de en az onunki kadar lezzetli, üstelik de yapılması çok kolay bir yemek olduğunu söyleyebilirim. Hele ki, buzluktaki etinizi çözmeyi unuttuysanız ve mikrodalgada çözülmüş etten hoşlanmıyorsanız harika bir çözüm olduğu kesin.

Malzemeler:

- 1/2 Kilo dilimlenmemiş halde bonfile

-  1 çorba kaşığı biber salçası

- 1 su bardağı su

- 1 soğan

- 2 çorba kaşığı zeytinyağı

- 4 orta boy patates

- Yoğurt

Yapılışı:

  1. Buzluktan çıkardığınız etinizi, kesilebilecek kadar çözülmeye bıraktıktan sonra, cips gibi ince ince dilimleyin.
  2. Düdüklü tencerenizde, zeytinyağı, salça ve küp küp kesilmiş soğanınızı kavurun. Üzerine etleri ekleyin. En son 1 bardak su ekleyip, 20 dakika pişmeye bırakın.
  3. Bu sırada parmak şeklinde dilimlediğiniz patatesleri kızartın.
  4. En son olarak, kızarmış patateslerin üzerine, dilediğiniz kadar çırpılmış yoğurt ve üzerine de etleri koyup, servis yapın.

Ben bu yemeğin yanına şöyle bir de salata yaptım.

salata

İçinde Carrefour’da konserve olarak satılan ince fasulyeler, turp ve işte bildiğiniz, marul, nane, domates, salatalık filan var.

Keşkek

Cumartesi, 29 Kasım 2008

Kurban Bayramı da yaklaşırken, kuzu etli geleneksel bir tarif vereyim dedim. Keşkek babamın özel tariflerindendir. Galiba her yörede de farklı yapılıyor. Bizim yaptığımıza benzer bir tarife pek rastlamadım daha önce. Bazısı etsiz, bazısı kişnişsiz, bazısı da soğansız yapıyor. Ben bizim tarifi vereyim, siz kendi damak tadınıza göre istediğiniz değişikliği yaparsınız artık.

Malzemeler:

- 1/2 kilo aşurelik buğday

- 1 kilo kemikli kuzu gerdan

- 2 çorba kaşığı tereyağı (küp doğranmış)

- 2 büyük soğan (ince doğranmış)

- 2 çorba kaşığı dövülmüş tane kişniş

- 2 küp şeker

- Tuz, karabiber

Yapılışı:

1) Buğdaylar ve etleri düdüklü  tencerede, yaklaşık 5-6 su bardağı suyla haşlayınız. Düdüklüde yaparsanız, 20 dakika yetecektir, fakat ağır ateşte, normal tencerede pişirirseniz daha iyi olur.

2) Buğdaylar, etin jelatiniyle risotto kıvamına gelecektir. Daha sonra, etlerin kemiklerini ayırıp, küçük küçük didikleyerek, tekrar tencereye atınız.

3) Suyunu çekene kadar, ağır ateşte, sürekli karıştırarak pişirin. Dibinin tutmamasına dikkat edin.

4) Daha sonra ayrı bir tavada, tereyağında soğanları, 2 küp şekerle beraber kavurun.

5) Bir yandan kişnişleri bir havanda dövün.

6) Keşkeği önceden hafifçe ısıttığınız genişçe bir servis tabağına alıp, üzerine soğanlı tereyağını ve kişnişleri koyup servis yapın.