
Küçük Gurme, şimdiye kadar Moğol restoranı da yazdı, İtalyan fast-food’u da, ama hepsi bir yere kadar… Bir noktadan sonra kan çekiyor, toprak çekiyor. Baba tarafı Diyarbakırlı olan, babaannesinin yöresel Diyarbakır yemeklerini hiçbir şeye değişmeyecek olan Küçük Gurme’nin yolu Tavacı Recep Usta’ya düşüyor.
Aslında Recep Usta’yı yeni duymuş değilim, Suadiye sahil yolundaki şubelerinin önünden her geçişimde iç geçirmekle beraber, Etiler’e gelene dek deneme fırsatı bulamamıştım. Bu kadar yakınıma gelince de denemeden duramadım tabi. Recep Usta’nın kapısından içeri girdiğiniz anda, farklılık gözünüze çarpıyor. Dekorasyonda önemli bir orijinallik olmasa da, ferah, güzel aydınlatılmış bir mekanla karşı karşıyasınız. Asıl farklılığı ise çalışanlarında. Etiler restoranlarının, özellikle de kebapçıların çoğunda karşınıza çıkan, insanı yapmacık ilgileriyle bunaltan garsonlara Recep Usta’da rastlamıyorsunuz. Hepsi son derece güleryüzlü, hoş sohbet, ilgili ama kesinlikle abartıya kaçan bir ilgi değil bu. Her hallerinde bir efendilik var. Bu da yemeklerinin tadını hakkıyla çıkarma fırsatı sunuyor misafirlerine.
Yemeklere gelince, Recep Usta tam bir kolestrol cenneti. Her yemekleri et, et ve yalnızca et üzerine. Fakat benim daha önce hiç bir yerde tatmadığım güzellikte, yumuşacık, lokum kıvamında etlerden bahsediyorum. Kendimizi durduramadık neredeyse herşeyden yedik. Bir o kadar da onlar ikram ettiler, sonuç, çıkışta pantalonlara sığmayan bir göbek oldu. Gördüklerimi bırakır, yediklerimi anlatırsam, masaya oturur oturmaz önünüze gelen bol ekşili roka salatası ve Gavurdağı’nı andıran Bostane’yle başlamam gerekir. Bunlar menüde bulup bulabileceğiniz tek etsiz yiyecekler. Hemen ardından haşlama içli köfteler ve ekşili kuru patlıcan dolması geliyor. İçli köfteler babaanneminkiler kadar olmasa da, dışarıda yediğim en iyi içli köftelerdi. Tek problemi dışının azıcık kalın olmasıydı. Patlıcan dolmaları ise kusursuzdu. Bir de gümüş kaselerde, küçük kepçelerle gelen bol köpüklü yayık ayranı vardı ki Susurluk’ta bile öylesini içmemiştim.
Ana yemeklere gelince, adından da belli olacağı gibi Tavacı Recep Usta’nın en büyük numarası, tava. Geniş saclarda gelen kuzu tava ve pirzola tavalarını denedik. Çiğnemeye harcıyacağımız enerji bize kaldı. O kadar yumuşaktı etler. Yetmedi bir de kaburga şiş söyledik. İki kişilik gelen içi pilavla dolu Kaburga dolmasında da aklımız kaldı. Onu da bir dahaki gidişimizde denemeyi düşünüyoruz.
Tavacı Recep Usta’da ne kadar yerseniz yiyin, tatlıya ufak bir yer ayrımanızı tavsiye ederim. Dondurmalı irmik helvası zaten ikram olarak geliyor, bir de buram buram tereyağı kokularıyla gelen künefeyi deneyin. Son noktayı da, gümüş ibriklerde ikram edilen mırrayla koyarsanız, masadan mutluluktan sarhoş halde kalkacağınıza garanti verebilirim. Ama mırranın ikram edildiği fincanı masaya koymaya kalkmayın sakın. Çünkü bu ağa olduğunuzun işareti sayılırmış. Mırra, soğuması için biraz çalkalandıktan sonra, tek dikişte içilecek.
Bu arada herşeyi yiyip de hesabı istediğimizde ise ayrı bir şaşkınlık bizi bekliyordu. Yerken insanlık sınırlarını aştığımıza göre, Recep Usta da hesapta insaniyeti bir kenara bırakır diye düşünüyordum. Fakat sonuç hiç de beklediğimiz gibi olmadı. Neredeyse bütün menüyü yememize rağmen, kişi başı 40 YTL hesap ödedik. Ki normal şartlarda kişi başı 25 YTL’ye gayet güzel doyup da masadan kalkmak mümkün. Bana özellikle Etiler şartlarında çok makul bir rakam gibi gözüktü. Recep Usta’ya ilk gidişim oldu ama belli ki son gidişim olmayacak.
http://www.tavacirecepusta.com
Suadiye Şubesi: Yazmacı Tahir Sok. No:22 Sahilyolu/Suadiye
Tel: 0216 464 36 71
Etiler Şubesi: Nispetiye Cad. Lavinia Sok. No: 2 Levent
Tel: 0212 280 04 24
Küçük Gurme