‘Rumeli Kavağı’ olarak etiketlenmiş yazılar

Balıkçı Kahraman

Cuma, 23 Kasım 2007


Küçük Gurme, yemek için Fizan’a gitmeye üşenmeyenlerin adresi, bugün size Fizan’a kadar değil, fakat Rumeli Kavağı’na doğru bir yolculuk öneriyor. Siz de, benim gibi, denizden babam çıksa, gözünün yaşına bakmam yerim diyorsanız, zaten sık sık Kavak’a doğru uzanıyorsunuzdur. Fakat belki biraz daha kıyıda köşede kalmış olan Kahraman’ı daha keşfetmemişsinizdir.

Balıkçı Kahraman, ne yazık ki deniz kıyısında olmadığından, ilk başta cazip gelmiyor. Fakat içeri girdiğiniz andan itibaren, ambiyansı sizi sarıyor. “Tavandan sarkan balıkçı ağları, yemeğimizi paylaşan o küçük kedi…” sanki eski bir şarkıdan esinlenip de düzenlenmiş gibi. Eski usül açık mutfak,beyaz örtülü masalar, çengellerden sarkan boy boy kalkanlar, herşey “salaş balıkçı lokantası” mitine uygun.

Balıkçı Kahraman’a giderken, ne yiyeceğimize çoktan karar vermiştik bile. Fakat biz daha sipariş vermeden, salatamız, mis gibi çıtır kızarmış ekmeklerimiz, patlıcan salatamız geldi. Artık açlıktan mıdır, yoksa gerçekten çok mu güzeldi bilmem, ama salataları çok lezzetli geldi bana. Arkasından, kekikli, kırmızı biberli hamsilerimizi, ızgara kalamarlarımızı söyledik. Hamsiyi ben daha çok çıtır çıtır kızarmış haliyle seviyorum, bu buğulama gibiydi, ama kalamarlar yumuşacık ve belli ki çok tazelerdi. Kalamar tava yediğimde, bir çok yerde, kalamardan çok yumuşatmak için koydukları karbonatın tadını alıyorum, ama ızgara hali tam tadını ortaya çıkartıyor bence. Ara sıcaklarda, levrekten yaptıkları balık köfteleriyle ve balık kokoreçleriyle de çok övünüyorlar, aklınızda bulunsun. Tüm bu ıvır zıvırların ardından, nihayet beklediğimiz an geldi. Bütün halinde odun ateşinde pişirilmiş, Kalkan Tandır’ımız masaya bütün haşmetiyle kuruldu. Balıkçı Kahraman’ın sahipleri, başka kimsenin kalkanı bu şekilde pişirmediğini söylüyorlar. Üstelik hizmette de kusur yok. Nasıl yiyeceğiz şimdi biz bu balığı diye düşünmeye başlamışken, şef garson, gelip, hepsini ayıklayıp, tabaklara dağıtıveriyor. Balığın lezzeti de, anlatılmaz yaşanır bir lezzet. Dişlerinizi unutabilirsiniz yerken, o derece yumuşacık.

Son olarak da helvamızı yedik, kahvemizi içtik. Yemekler güzeldi, e kalkan da yiyince, hesabın tuzlu olacağını tahmin etmek güç değildi, ama açıkçası, beklediğimizden de pahalı geldi hesap. İçkisiz kişi başı 70 YTL civarındaydı. Kavak’ın ortasında deniz görmeyen bir yerde, bu kadar hesap ödemeye değer mi, yemekleri çok güzel de olsa, ona da siz karar verin.

Tel: (0212) 242 64 47
Adres: İskele Cad. No:15 Rumeli Kavağı-İstanbul

Küçük Gurme Kavak’tan bildirdi.