South Beauty – Shanghai
Çarşamba, 21 Nisan 2010Shanghai serisi, favori restoranımla devam ediyor. South Beauty Çin’in değişik bölgelerinde şubesi olan, aslen bir önceki yazımda bahsettiğim, acısı, baharatıyla meşhur Sichuan mutfağının temsilcilerinden olan bir restoran zincirinin halkası. Fakat, Shanghai’ın en şık ve Avrupai bölgesi olan Xintiandi’de nispeten yeni açılmış olan Steam (buharda pişmiş) şubesi, Batı Çin yemeklerinin acısından ağzı yanmış Küçük Gurme için, ferah ve sağlıklı bir seçenek oldu. Anladığım kadarıyla çoğunlukla iş yemekleri için ya da turistler tarafından tercih edilen, yemekleriyle olduğu kadar, beyaz-gri ağırlıklı renkleriyle de içinizi açan bir restorandı South Beauty.
Yemeğe marula sarılı karides’lerle (28 Yuan) başladık. Ansiklopedi kıvamındaki menüden seçim yapmak çok zor olsa da, yediklerimizin hepsinden olduğu gibi karideslerden de çok memnun kaldık. Shanghai’daki diğer restoranların aksine, en azından derdini anlatacak kadar İngilizce bilen garsonlarımız olmasının da yardımı oldu yemekleri seçmemizde.
İkinci sırada kabukları içinde haşlanmış deniz tarakları (8 Yuan/tanesi) vardı. Deniz taraklarını dilerseniz sarmısak, dilerseniz siyah fasulyelerle hazırlanmış siyah sosla birlikte alabiliyorsunuz. Altında da ince pirinç eriştesi vardı. En şaşırtıcı olanı ise, genellikle lüks bir yiyecek olarak görülen deniz taraklarının 1 dolara tekabül eden, uygun fiyatlarıydı.
Ardından, Shanghai yeşillikleri ile beraber haşlanmış gümüş balıklarını (38 Yuan) denedik. Özellikle yeşillikli kısmı çok güzeldi bunun da, ama balıkları yemesi, ince kılçıkları nedeniyle oldukça zor oldu.
Ana yemeklere gelince tercihimizi İstiridyeli Noodle’dan (25 Yuan) yana kullandık. Çin’de genellikle değişik malzemelerle birlikte kızartılmış ince pirinç erişteleri kullanılırken, daha kalın ve buğdaydan yapılmış bu haşlanmış erişteler Japon mutfağı’na daha yakınlardı sanırım.
Ana yemeklerimizin ikincisi ise Bambu filizleriyle haşlanmış ördekti (32 Yuan). Bambu ağaçları Çin kültürü’nde rüzgarla beraber eğildikleri ama, asla kırılmadıkları için faziletli insanlara benzetiliyorlar ve yaklaşık 1000 yıldır Çin yemeklerinde kullanılıyorlarmış. 7. yüzyılda yaşamış olan gurme-bilgin Li Yu, beraber piştiği etin tadını emmesi, ama kendi özel tadını da koruması nedeniyle, bambu filizlerini bütün sebzelerin kraliçesi olarak adlandırıyor. Aynı zamanda verem gibi hastalıkların tedavisinde de kullanılıyorlarmış.
Yemeğin sonunda, Mango Puding (12 Yuan) ve Kuş Yuvalı tatlı (98 Yuan) vardı. Mango Pudingin kendisi biraz tatsız tuzsuzdu, ama altındaki beyaz kreması çok lezzetliydi. Kuş yuvalı tatlı ise bütün Çin gezisinde yediğimiz en pahalı yiyecekti sanırım. Seçerken henüz kuş yuvasının ne olduğunu bilmiyorduk. Açıkçası fiyatından yola çıkarak çok özel ve lezzetli bir tatlı olduğunu, isminin de şeklinin kuş yuvasına benzemesi nedeniyle konduğunu düşünmüştük. Fakat şekerli su içerisinde gelen, bir tutam kuş yuvasının, neredeyse tatsız olması bir yana, gerçek kuş yuvasından yapıldığını öğrenince şaşkınlığımız arttı. Yerel ismi Yanwo olan kuş yuvaları, Güney Çin Denizi adalarındaki mağaralardan oldukça tehlikeli bir yöntemle toplanıyor. Nadir bulunması ve tıbbi faydaları nedeniyle çok değerli kabul ediliyor. İmparatorlar tarafından gençlik iksiri yapımında kullanılan kuş yuvaları, bugün böbrek ve kan hastalıklarının tedavisi için tüketiliyor.
Adres: Unit 02, No.18, Lane 181 Tai Cang Road, Xintiandi – Shanghai
Tel: 021- 5306 6678/9989











