‘Üsküdar’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kanaat Lokantası

Pazartesi, 22 Ekim 2007


Rejimde misiniz, kolestrol probleminiz mi var, insaniyet namına, bu yazıyı pas geçmenizi öneririm, çünkü Kanaat Lokantası, kapıdan içeri girdiğiniz anda, sınırsız bir yemek yeme isteğiyle dolmanızı sağlıyor. Hatta kapıya kadar gitmenize de gerek yok. Ben şu yazıyı yazarken bile, bir koşu gidip, bir Özbek Pilavı, bir nohut yiyip, sonra mı devam etsem diye düşünüyorum.

Kanaat esasen, 1933′ten beri hizmet veren bir esnaf lokantası, ama şu anki haline bakıp da esnaflara hizmet verdiğini söylemek biraz zor. Gene de, özellikle yoğun saatlerde giderseniz, vitrinlerin arkasında duran rengarenk, çeşit çeşit yemekleri, zeytinyağlıları, tatlılarıyla, mis gibi kokuları, nostaljik dekorasyonuyla, masaların arasında koşuşturan, bir örnek beyaz önlüklü garsonlarıyla, o havayı yakalamayı başarıyor. Şu andaki yeri, Üsküdar iskelesinin karşısındaki sokakta, Migros’un yanında.

Kapının hemen yanında, yemeklerin sergilendiği bölüme yaklaşınca, kalp atışlarınız hızlanmaya başlıyor. Neler neler yok ki vitrinin arkasında. Çoban kavurması, patlıcan kebabı, özbek pilavı, elbasan tava, kuzu etli nohut, kuru fasulye, dolmalar, hele ki o barbunya, zeytinyağlı lahana sarması… Hepsi de birbirinden lezzetli. Tatlılara gelince, iddia ediyorum, İstanbul’un en iyi dondurması Kanaat’ınkidir. Ekmek kadayıfı bana biraz ağır bir tatlı gibi gelmiştir hep, ama özel kaymağıyla birlikte Kanaat’te yiyince, tadına doyum olmaz. Dağ gibi yığılmış, fıstıklı irmik helvası, insanın gözünü döndürür. Kanaat’ın en önemli özelliklerinden biri de, sütlerinin çok özel olması. O yüzden, sütlaçları, sütlü dondurmaları, yoğurtları da denenmeli.

Başka yerde tatmanız zor olan bazı yemekler de var Kanaat’te. Yeşil mercimek ve naneli, Oğmaç çorbası, kayısıdan yapılan Elmasiye tatlısı, Tekke pilavı, zeytinyağlı enginar. Aşuresini de unutmamak gerek. Artık patlamak üzereyseniz, aşureyi, kiloyla ya da porsiyon olarak alıp, eve de götürebilirsiniz.

Çorbalara gelince, ben pek hazzetmem ama İşkembe, Kelle Paça vs. gibi çorbaları fena değilmiş diyorlar. Üstelik, eski usül, çorbayla kahvaltı etmek isteyenler için, saat 6.30′da servise başlıyorlar. Fakat gece gece Kanaat aşerenleri pek düşünmemişler. Gece 23.00′te kapıları kapatıyorlar. Acısını daha iki gece önce kapısından dönerek yaşadık. Fakat, Ramazan zamanı, 24 saat açıklar. İftara gitmek için mutlaka rezervasyon yaptırın, içerisi tıklım tıklım doluyor.

Yemekleri anlatmakla bitmez, o yüzden, biraz da çalışanlara bakalım. Ne yazık ki, Kanaat Lokantası’nın çalışanlarından sevimlilik aktığı söylenemez. Hepsi yıllardır orada çalışan, yaşını başını almış amcalar. Ama herhalde, seveninin oradan vazgeçemeyeceğini çok iyi bildikleri için, pek güleryüz gösterme meraklısı değiller. Gene de insan, zamanla, kafasına atılan tabaklara bile alışıyor. Belki genç olsalar, aynı hoşgörüyü gösteremezdim ama, onlara daha çok aksi ihtiyarlar gözüyle bakıyorum sanırım. Üsküdar’ın tutucu havası, Kanaat’e değmeden geçmemiş. Ramazan’da gündüz yemek yiyenlere, sevgilisiyle gidenlere, hizmet biraz daha sert oluyor sanki. İhtiyatlı davranmakta fayda var. Kredi kartı geçmediğini unutmayın, nakit yoksa, bulaşık yıkamak durumunda kalabilirsiniz. Fiyatlar, diğer esnaf lokantalarıyla karşılaştırırsanız, biraz daha pahalı, ama yemekler, diğer esnaf lokantalarıyla kıyaslanamayacak kadar lezzetli.

Damarlarınızda dolaşan yağ miktarının artması ve koca bir göbek sizin için problem değilse, Kanaat Lokantası’nı denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Telefon: 0216 341 54 44 - 0216 553 37 91 - 0216 492 57 96
Adres: Selmanipak Cad. No: 25, Üsküdar-İstanbul

Küçük Gurme